TESLİM'İYET-YILMAZ ÖZDİL-HÜRRİYET
Teslim’iyet töreni
PKK’lıların memlekete gelişi, tüm yurtta, dış temsilciliklerimizde ve KKTC’de törenlerle kutlandı.
Sırrı Sakık’a da teşekkür plaketinin yanı sıra Beluga havyarı takdim edildi.¡Başkent’e inen PKK’lılar, gündüzdü ama havayi
fişeklerle karşılandı, deve kesildi, nazar değmesin diye alınlarına sürüldü, TOKİ’nin hediyesi dubleks dairelerin anahtarları hediye edildi. Limuzinlerle TBMM’ye geçen PKK’lılar, önce, Meclis Lokantası’nda AB büyükelçileriyle basına kapalı yemek yedi, sonra, DTP grup toplantısına katıldı; Şeş TV’nin yanı sıra, Roj TV’den de naklen yayınlandı. Ayak altında dolaşmasınlar diye, CHP ve MHP grup toplantıları iptal edildi, “Çok istiyorsanız gidin orada yapın” denilerek, ilk meclis tahsis edildi.¡PKK’lıların yarın İstanbul’a geçmesi, Savarona’yla Boğaz turu atması, akşam da Çırağan Sarayı’nda gazetecilerle yemek yeyip, topluca Reina’ya gitmeleri bekleniyor.
TEHLİKELİ CEHALET-PROF.DR.ERDAL ATABEK
Ayın dünyadan uzaklığını bilmemek 'tehlikesiz cehalet'tir. Bunu bilmezseniz 'tehlikesi yoktur'. Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu 'TEHLİKELİ CEHALET' olur.
Çukura düşer ve kurtarılmayı bekleyerek debelenirsiniz. Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarır. Ama artık siz kendinizi 'onun sizi kurtardığıduygusu'ndan kurtaramazsını z. Eğer o çukurdan kendi gücünüzle çıkabilirsenizözgüveniniz artar. Bağımlılıkla bağımsızlık arasındaki fark kısaca budur. Durumunuzu bilirseniz belki kendinize yardım edebilirsiniz. Ama başkasının kolunda yürürken kendinizi bağımsız sanarsanız, işte bu 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Bugün Türkiye'yi bağımsız sanmak, bu nedenle 'tehlikeli cehalet'tir. Gönlü Arap ülkelerinde, beyni Amerika'ya ipotekli, cebi uluslararası sermayeye çengelli bir siyasal iktidarla Türkiye bağımsız olamaz. Atatürk Türkiye'si ile bugünkü ülkemiz arasındakifarkı görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de Atatürk'ü eleştirmek 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Atatürk'ün büyük hedeflerinden birisi 'bilince yönelik çağdaş eğitim' idi. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözü o'nundur.. Bugünün siyasal iktidarı için geçerli eğitim hedefi bütünüyle değişmiştir. Siyasal iktidarın eğitim hedefi, 'inanca yönelik sermayenin hizmetine uyarlı insan gücü yetiştirmek'tir. Din temelli toplumun eğitim amaçları her yolla devreyesokulmaktadır. Bunu görmemek, görüp de kabul etmemek, kabul edip de bu durumu'demokrasi sanmak' 'TEHLİKELİ CEHALET'tir. Demokrasi, bütünüyle bir kurallar ve kurumlar politikasıdır.Demokrasinin temeli laikliktir.Laikliğin temeli dindar-dinsiz ayrımı yapmamaktır.Laiklik olmazsa yurttaş eşitliği olmaz.Yurttaş eşitliği olmazsa demokrasi olmaz.Bunu bilip de bilmezden gelmek, bunu bilip de görmezden gelmek,'TEHLİKELİ CEHALET'tir.***Neden 'TEHLİKELİ CEHALET' toplumların başına bela olur?Çünkü, toplumların bir bölümü bu durumdan büyük çıkarlar sağlar.Geri kalan bir bölümü de küçük çıkarlarla yetinir. Bir bölümü, ilerde kendisinin de çıkar sağlayacağını umar, bir ölümüdurumu görür, toplumu uyarmaya çalışır, ama gücü yetmez.İşte böyle durumlarda da felaket kapınızı çalmıştır ve gelmektedir.***Bu durumun en yaygın araçları kitle iletişim araçlarıdır.Televizyon en yaygın biçimde bu doğrultuda çalışmaktadır.En izlenen saatler 'toplumu gerçek bilgilerden uzak tutmak' amacıylakullanılmaktadır.Ivır zıvır eğlencelikler, boş zevzeklikler,pırıltılı eğlenceliklerhep bu amaçla hazırlanmaktadır.Düşünmeye alışmamış beyinler de böylece oyalanıpgitmektedir.Düşünen beyinlerin de bu durumu önlemeye gücüyetmemektedir. . 'TEHLİKELİ CEHALET', farkına varmadan bu tuzağın içine düşüp eğlenmektir.Bunu bilip de bilmezden gelen, görüp de çıkar sağlayanlar, sonra da 'işte özgürlük budur' diyenlerse toplumun asıl belalarıdır.Bilmemiz gereken budur.Görmemiz gereken budur.Anlamamız gereken budur.Mücadelemiz de bu olmalıdır... PROF. DR. ERDALATABEK







