AZİZ BAŞKAN...
Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım dan örnek davranış... Yıldırım, geçen yıl yakalandığı bağırsak kanseri hastalığı ile mücadele eden futbol takımının şoförü Cemal Karakış’a sahip çıktı.
Bağırsak kanseri başlangıcı teşhisi konulan Karakış’ın durumu oldukça kritikti ve hayati tehlikesi vardı. Başkan, olayı öğrenir öğrenmez hemen Karakış’ın tedavisinin yapılması talimatını verdi. Yaklaşık 300 bin TL’lik masrafları üstlenen Yıldırım’ın olaya müdahalesi, bir anlamda Karakış’ın hayatını kurtardı. Eğer Karakış devlet hastanesine gitseydi teşhis ve tedavi süreci uzayacağı için kritik olan sağlık durumu daha da ciddi bir boyuta ulaşacaktı. Yapılan tedaviler sonucunda eski sağlığına kavuşan Karakış, tekrar işinin başına döndü.
SUNAY AKIN
Büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana
Kardeşiyle sokaklarda hep
bir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için
annen değil miydi önünde diz çöken
Öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer: Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
Bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama
bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara
Son karesi gibi Red Kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı
SUNAY AKIN
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN'DAN...
Günlerden bir gün
Hamama gideceği tuttu,
Sadrazam hazretlerinin
Bir yanında birinci veziri
Bir yanında ikinci veziri
Bir yanında üçüncü veziri.
Sonra efendime söyleyeyim
Peşkircibaşı,
Nalıncıbaşı
Sabuncubaşı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile
Peştamal takıp girdiler hamama
Geçtiler kurnaların başına
Üçer beşer
Sadrazam deseniz
Kuruldu göbek taşına
Yan gelip yattı
* * *
Memleketin en ünlü tellakları
Sardılar dört yanını
Kimi elini kaptı, kimi bacağını
Bir keseleme sürtme faslı başladı.
Tam on iki saat
On iki ünlü tellak
İncitmeden keselediler
Hazretin mübarek vücudunu.
Öylesine kir çıktı ki sormayın
Her biri nah parmağım gibi
Aman efendim bu ne kiri
Demeye kalmadı!
Keselerin altında eriyip gitti
Koskoca sadrazam
Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
- Nettünuz devletliyü?
Dediler tellaklara.
Tellaklar cevap verdi:
- Biz yıkadık, keseledik.
Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
Suç bizde değil.
Neyleyelim
Kir bitti
Sadrazam elden gitti.
Ümit Yaşar Oğuzcan
( 1926 - 1984 )







