| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

YENİŞEHİR KOLEJİ

“Kabahat senin demeye dilim varmıyor ama… kabahatin çoğu senin, canım kardeşim…” NAZIM HİKMET RAN

Yazılar arşiv 01.2009 Other entries in 2009-01 resimler, videolar

01.ŞUBAT BERK DOĞDU...

Project_0002 

23.OCAK İLHAN DOĞDU...

Project_0002 

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI...

Project_0001 

NAZIM HİKMET

23 Sentlik Asker
   
23 Sentlik asker
Mister Dalles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara'da 23 sente,

yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan.

erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz
(her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
Yahut da aynı hesapla Mister Dalles
(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuz beşini birden
İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksen beş onda altısını yahut
bir çift iskarpin parasına.
Yalnız bir mesele var Mister Dalles,
herhalde bunu sizden gizlediler:
Size tanesini 23 sente sattıkları asker
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak
mevcuttu, tuhafınıza gidecek,
mevcuttu hem de çoktan mı çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela, Mister Dalles,
yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
kurşun kubbeler kurdu o
gökkubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Halı dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dalles,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yarin yanağından gayrı her yerde,
her şeyde,
hep beraber,
diyebilmek için,
yürüdü peşince Bedreddin'in
O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali'dir.
kaya gibi yumruğunun son ustalığı:
922 yılı 9 eylülüdür.
Dedim ya Mister Dalles, ,
Herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
ucuzdur vardır illeti.
Hani şaşmayın,
yarın çok pahalıya mal olursa size,
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim,
her millet gibi büyük Türk milleti.
(1953)

.

Nazım Hikmet Ran

BEKİR COŞKUN-ORMANIN HAZİN HİKAYESİ'DİR BU...

BU aslında çevrenizde gördüğünüz korulukların, yeşil alanların, ormanların, o ormanlardaki fıstık çamlarının hazin hikáyesidir.

(.........)

Ormanları satmaya karar verdiler.

Bu ülkenin her şeyini çalıp çırptılar; bankaları, kasaları, KİT'leri, bütçeleri, örtülü ödenekleri, yoksul insanların vergilerini...

Şehirlerde-kasabalarda-yerleşim ve sanayi bölgelerinde yağmalanacak bir şey kalmadı...

Tıpkı, bölgesindeki tüm koyunları tüketen kurtların yer değiştirmeleri gibi...

Sıra ormanlara gelmişti...

*

Siyasetçiler, "İlmen ve fennen orman vasfını yitirmiş araziler" diyerek, ormanları satmak için iki kez Anayasa'yı değiştirdiler.

Eski Cumhurbaşkanı geri gönderdi...

Yeniden TBMM'den geçti yasa.

Bu sefer Anayasa Mahkemesi, iki kez orman satışıyla ilgili yasaları iptal etti...

Onlar da "Yabancılara Mülk Satışı Yasası"nın içine koydular ormanları satma hükümlerini...

Yüksek yargıdan geri döndü...

Ve geçtiğimiz günlerde yine "2B arazilerinin ilmen ve fennen satılması" hükmü TBMM'den bilmem kaçıncı defa geçti...

Bu kez de "Tapu ve Kadastro Yasası"nın içine gizlenmiş maddelerle...

Toplumdan saklı-gizli...

Anayasa'ya rağmen...

Zaten çölleşen bir ülkede; Anayasa'ya, hukuka, insan vicdanına, hatta ahlak değerlerine rağmen...

Anayasa'yı kandırarak...

Kendi Cumhurbaşkanları elbette onaylayacak...

Ormanları satacaklar...

*

Ve sizin haberiniz yok...

Bu toplumun büyük kesimi ise; sadaka ile beslenen dilenci rolüne çoktan alıştı...

Bu kez orman arazilerine konacak diye eminim mutlu.

Umurunda değil; orman morman.

Hukuk, yasa masa...

Doğası, ormanı, havası, çocuklarının dünyası yok edilen, en gelişmemiş halkların bile göstereceği refleks ise sadece bizim hayallerimizdedir...

Bir yok edişin hazin hikáyesidir bu...

GÖÇMENÇELEBİ'LERDEN HABER VAR...

Project_0001 

MERAL VE İLHAN GÖÇMENÇELEBİ'NİN OĞLU ARDA GÖCMENCELEBİ'NİN TAKIMI 2009 SENESİ GENÇ TAKIMLAR BASKETBOL TURNUVASINDA ANKARA 1. OLMUŞTUR. MİLLİ EGİTİM BAKANLIGI  OKULLAR ARASI TÜRKİYE SAMPİYONASINA  ANTALYA'YA ORADANDA İLK İKİYE GİRİP HEDEFLERİ OLAN BU SENE Kİ OKULLAR ARASI DÜNYA SAMPİYONASINA İSTANBUL'A GİDECEKLER.
ARDA GÖÇMENÇELEBİ'YE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİZ.

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

                             basbakanlik_124778

TÜRK SİYASETİNİN DUAYENLERİNDEN VE SEVGİLİ ARKADAŞIMIZ KARDEŞİMİZ ENGİN OK'UN DEĞERLİ BABASI MUSTAFA OK'UN VEFATINI BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜ İLE ÖĞRENMİŞ BULUNUYORUZ.

KEDERLİ AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI, SAYIN MUSTAFA OK'A ALLAHTAN RAHMET DİLERİZ.

Ö.A.Y.K. 1976 MEZUNLARI