CAN YÜCEL...
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla....
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa , zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra........
CAN YÜCEL
BEKİR COŞKUN-KADIN SEVDASININ ESİRİ
Hiçbir erkek onca çeşit yemeğin; su, tuz, sebze, baharat oranlarını aklında tutamaz.
Ve kadınlar daha yeteneklidir.
Bir kadın aynı anda televizyon seyredebilir, fasulyelerini kırabilir, çocuğu ayağı ile sallayabilir, misafir komşu ile sohbet edebilir ve kafasının içinde akıl almaz planlar kurabilir.
Erkek yapamaz...
Yapamadığı için dört kişi birden televizyona çıkıp, topun direklerin arasından nasıl geçtiğini saatlerce tartışırlar da, yine de kimse bir şey anlamaz.
*
Ve kadın daha dürüsttür.
Hiçbir kadın kendi çıkarı için kocasını öyle-böyle giyindirip, onu öne sürüp kullanmaz...
Ama erkek?..
CHP'ye katılan çarşaflı kadınları oraya elbette siyasi çıkarı olan bir erkek götürdü. Tıpkı öbür erkeklerin, kadınlarının başındaki örtüyü gösterip bu dönemde milletvekili ya da bakan olmaları, bürokraside koltuk kapmaları, ihale almaları, binbir çeşit avanta ve çıkar sağlamaları gibi...
Ben biliyorum; kadının örtüsünün iktidar olmakta kullanılmasına kızan Baykal, çarşaflıyı görünce buna bayıldı... Çünkü o da bir erkek...
*
Pekiiiiiyyy... Erkekten daha akıllı, daha zeki ve yetenekliyse kadın, böyle kullanılmaya niye izin verir?.. Sevdasındandır...
Kadının en baskın duygusudur; sevdası...
Önce sevgilisi, sonra yol arkadaşı gibi görmeye başladığı erkeğine sevdasından, bile bile razı olur kadın... Onun başarısında biraz da olsa pay sahibi olmak, seven kadını "akıllı-zeki-kişilikli olmaktan" daha çok mutlu eder.
Çünkü sevda böyle bir şeydir...
Ömrü boyunca edindiği tüm ahlaki değerleri bir yana atıp, en mahrem yerlerini bile erkeğinin önüne seren kadının sevdası her şeyin üzerindedir.
Ve erkek bunu bilir...
İşte; kimileri utanmadan, sıkılmadan bunu kullanır. Türk siyasetini neredeyse yönlendiren bu kara çarşafların, bu türbanların, bu sıkmabaşların altında aslında bu yatar:
Erkeğin utanmazlığı...
Kadının sevdası...
GEÇMİŞ OLSUN HALDUN..
ANKARA - Belediyenin bakım yapmadığı rögar kapağı az daha can alıyordu. Bakımsızlık nedeniyle üzerinden geçen araçların dik duruma getirdiği rögar kapağı yüzünden ilginç bir kaza meydana geldi. Cinnah caddesinde dik durumdaki rögar kapağına çarparak takla atan otomobilin sürücüsü yaralandı. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, Haldun Akyol idaresindeki 34 EC 5326 plakalı otomobil, Cinnah Caddesi Farabi Köprüsü üzerinde yolda dik durumda bulunan rögar kapağına çarptı. Kontrolden çıkan otomobil, takla attı. Kazada yaralanan Akyol, vatandaşlar tarafından otomobilden çıkartılarak hastaneye kaldırıldı. Haldun Akyol'un, Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi. (A.A)
Arkadaşlar,Haldun'un durumu iyi ve evde dinleniyor....





